OSMAN AKKUŞAK’IN ÇOCUK EDEBİYATINDAKİ HAMLIĞI

Osman Bey'i şahsen tanımam, yazılarını ise denk geldikçe okurum. Bu okuma isteğim sanırım Yeni Şafak gazetesinin eski okuyucularından olmamdır. Gazetenin internet sitesini şöyle bir karıştırırken Osman Bey'in Gülten Dayıoğlu ile ilgili yazısıyla karşılaştım.

Osman Akkuşak'ın Gülten Dayıoğlu Yazısı

Çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Benim öğrencilerime okuttuğumda fiyasko yaşadığım Gülten Dayıoğlu'nun çocuk edebiyatı yönünü/kitaplarını yazar yere göge sığdıramıyor. Aceba Osman Bey başlığı yanlış mı atmış diye kendime sormadım diyemem.

Osman Bey'in çocuk edebiyatı ve Gülten Dayıoğlu ile ilgili hamlığını iyi niyetimden dolayı Dayıoğlu'nun kitaplarını okumadığına veriyorum. Tavsiyem Gülten Dayıoğlu'nun çocuk kitaplarını eleştirel gözle okumasıdır.

Neden bu yazıyı yazma gereği hissettiğimi açıklayayım. Maalesef çocuk edebiyatı alanında okuyan/okutan/eleştiren gözlere sahip pek kimse yok. Ve bu alan Osman Bey'in yaptığı gibi propaganda ve reklamlarla şekilleniyor.

Dayıoğlu'nun "Midos Kartalı'nın Gözleri" ve "Ölümsüz Ece" kitaplarını bu yıl öğrencilerimle aynı anda okumuştum. Birkaç öğrenciye değil yaklaşık 150 öğrenciye aynı anda okutmuştum. Öğrencilerimden Dayıoğlu'nun çocuk edebitayı yönüyle ilgili  yeteri kadar dönüt aldım. Dayıoğlu'nun kitaplarını okumadan/okutmadan önce bende Osman Bey gibi düşünüyordum. Türkiye'de çocuk edebiyatı alanına baktığımda ve doldurduğu alanı düşündüğümde Gülten Dayıoğlu'nun çok nitelikli bir yazar olduğuydu.

 

dünyayı, insanı, gençliği, çocukları, ilâhî gerçekleri, ruhunun ve beyninin imbiğinden geçirdiği gözlemlerle tanımış.. eserlerini böyle yazmış..

Osman Akkuşak

Osman Bey yukarıdaki ifadeleri ile Dayıoğlu'nun çocukları anladığını, ilahi gerçekleri iyi tanıtabildiğini iddia etmektedir.

Ya bahsettiği yazar başka biri Osman Bey'in ya da 150 öğrencimin farklı görüşlerde bulunmaları yanıltıcı.

Gelelim Dayıoğlu'nun eserlerine:

a) Kitap kahramanları ya yurtdışında eğitim alan kişiler veya kitabın içindeki problemleri çözen kahramanlar yabancı yurt dışından gelenler. (Dayıoğlu'nun kitaplarında bu kahraman tipi şunu göstermektedir. Genelde kahramanları Amerikalıdır, veya orada eğitim alır. Yazarın Amerika'ya karşı özel bir hayranlığı bulunmaktadır. Bu hayranlığı kitaplarına taşıyacak kadar da ileri gitmiştir.) Yerli karakterler oluşturma, yerli özellikleri karakterlere taşıma sıkıntısı var. Cahit Zarifoğlu'nun "Yürek Dede ile Padişah" kitabıyla karşılaştırılarak okunursa Dayıoğlu'nun kitapları daha net anlaşılır ne demek istediğim.

Dayıoğlu'nun çocuk kitaplarında bu toplumun milli, manevi unsurlarına rastlayamazsınız. Anadolu'da yaşamış eski çağ medeniyetlerine bol bol rastlarsınız. Yazar çocuklarımızın kurtuluşunu oralarda aramaktadır.

b) Dayıoğlunun kitaplarında konuların bazıları eski Anadolu efsane ve tarihine dayanır. Bin yıldan beri Selçuklu, Osmanlı kısaca İslama dayalı bir iz bulamazsınız. Yazar bu topraklarda İslam hiç yaşanmamış gibi davranır. Bu Dayıoğlu'nun bilinçli seçimidir. Tıpkı cumhuriyetin danayanak ve kültürel kaynaklarını Sümerlerde aradıkları gibidir. Oda eski Anadolu medeniyetlerinden bol bol faydalanır.

c) Dayıoğlu'nun kitaplarında Osman beyin iddia ettiği gibi muhteşem bir Türkçe yoktur.

yani dili, anadolu ve istanbul türkçesinin etkileri ve zenginlikleriyle vücud bulmuştur..

Öğrencilerimle Dayıoğlu'nun kitaplarını okurken adeta sözlüğe döndüm, bir sayfada birkaç bilinmeyen kelime varsa o eser "çocuğa görelik" ilkesine göre sorun yaşıyor demektir. Neden, çünkü çok fazla terim ve bilinmeyen kelime kullanmak çocukların olay akışından kopmasını, olaya giremelerine yol açıyor. Birçok öğrencimin ortak görüşü "Gülten Dayığlu'nun kitapları okuduğum kitapların içinde EN SIKICI olanlarıydı hocam, bir daha lütfen okutmayın" 

d) Dayıoğlu'nun kitaplarındaki arızalardan biride şudur: Dayıoğlu sanki sınıfta veya konferanstaymış gibi bilgi ile başlıyor, uzun uzun bilgiler vererek daha kitabın başında çocukların kitaptan uzaklaşmasına neden oluyor. Ki çocuk kitabı bilgi ile başlamaz, etkileyici, hareketli, çocuğu olayın içine çekecek hayal dünyasını tetikleyecek bir bölümle başlar… Dayıoğlu'nun kitapların girişlerinde bu özellik yoktur.

e) Dayıoğlu'nun çocuk kitapları maalesef yayıncılık yönüyle editöryal çalışma, ufak punto kullanma, iç içe geçmiş yazı yığını gibi özelliklerden sınıfta kalıyor.

Bunları yazarken tüm kitaplarını çöpe atmak gereklidir demedim. Ben Osman Bey'in Dayıoğlu için abartılmış övgüsünü görünce şaşırdım. Yinede çocuk edebiyatının adamdan sayılmadığı güzel ülkem Türkiye'de iyi kötü kalem oynattığı için Dayıoğlu'na teşekkür ederim.

Osman Akkuşak'a tavsiyem Dayıoğlu'nun çocuk kitaplarını masaya koysun, yanına Şeker Portakalı'nı, Sol Ayağım'ı, Küçük Prensi, Ulysess Moore serisini, Atçalı Kel Mehmet Efe'yi, hatta Cahit Zarifoğlu'nun çocuk kitaplarını koyup incelesin farkı görecektir.

"Ölümsüz Ece" ile ilgili yazdığım  yazıdanda faydalanabilir isterse Osman Bey

NOT: Bir kitabın ya da yazarının popüler olması, çok satması, çok konuşuluyor olması onun muhteşem işler yaptığını göstermez. Osman Bey'in elçiye tavsiyesi üzerine Dayıoğlu Nobel alabilir ama seslendiği insanlar bizim çocuklarımız değil başka çocuklara sesleniyor Gülten Dayıoğlu. Biçim için ölçü Bu toplumun milli manevi değerlerini esas alıyor mu ve "çocuğa görelik" ilkesi var mı.

Share Button

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.