KEL GÜVERCİNCİ / Samet BEHRENGİ

kelMasal deyince veya masal anlatımı deyince akla İranlı yazar Samet Behrengi gelir. Güney Azerbaycan'da doğan yazar Azeri masallarından çok etkiler ve onları derler. Bu çalışması onu ön plana çıkarır.

Elimdeki kitap Kırmızı Kedi yayınları 2013 baskılı. Kitabın kapak resmi başka yayınevleri tarafından basılan kitap kapaklarından daha özgün bir çalışma olmuş. Dış ve iç resimler çocuk kitaplarında karşımıza çıkan Serap Deliorman'a ait bu güzel resimlerinden dolayı çizerimize teşekkür ederiz. Kel Güvercinci kitabı Türkçeye çevrilirken özenli davranılmış ve kitabın çocuk edebiyatı ürünü olduğu göz ardı edilmemiş. Çevirmen İlknur Özdemir'e teşekkür ederiz. Gelelim kitabın arka kapak yazısına:

Bir zamanlar uzak bir ülkede annesiyle birlikte küçük bir evde oturan bir delikanlı yaşarmış. Bu delikanlının on-onbeş tane güvercini varmış, onları eğitir,çeşit çeşit numaralar öğretirmiş; b ir de keçisi varmış. Delikanlının başında hiç saç olmadığı için herkes ona Kel Güvercinci dermiş. Anneyle oğul çok yoksullarmış; kulübelerinin tam karşısındaysa kralın görkemli sarayı yükseliyormuş; delikanlı ne zaman güvercinlerini eğitse, kralın güzeller güzeli kızı da nedimeleriyle birlikte sarayın balkonuna çıkar, onları seyredermiş. Delikanlı da kızı çok beğenirmiş ama bir kralın kızını yoksul bir güvercinciye vermeyeceğini bildiğinden hiç umut beslemezmiş.

Arka Kapak Yazası

 

Kel Güvercinci, bizim anlatılarımızda Keloğlan'ın Azeri karşılığıdır. Masal kahramanı Kel Kafa, her sabah tepelere gider ot keser, onları demet yapar ve bu demetleri evine götürürmüş. Otların bir kısmını keçilerine verir bir kısmını kışın satmak için dama yerleştirirmiş. Tabi Kel Kafa'nın uğraşları bunlarlada sınırlı değilmiş, Kel Kafa iyi bir güvercin eğiticisiymiş ve on-on beş tane güvercini varmış….Kel Kafa kendi halinde yaşayıp giderken evinin karşısında kralın (çevirmen burada padişah sözcüğünü tercih etmeliydi. Kral sözcüğü doğu kültürü metinlerinde sırıtan bir sözcük olmuş)  kızı Kel Güvercinci'ye aşık olmuş.

Kel Güvercinci'nin yoksul evi ile varlığı ve gücü simgeleyen kralın sarayını yazar karşı karşıya getirerek. zengin-yoksul ikilemi kurmuş, bunu kurarken zenginliği ve gücü elinin tersiyle masumuyeti simgeleyen kralın kızı yazara göre sınıflar arası geçişliği ifade etmektedir.

Padişahın kızı kaç defa Kel Güvercinci ile konuşmak istese karşılık görmez. Yazara göre neden karşılık görmez kitaptan anladığıız kadarı ile Kel Güvercinci kendisini kızla eşit görmemekte ve padişahın kızını kendisine vermeyeceğini düşünmektedir. Yazar bu unsurlarla acımasız bir toplumsal yapıya işaret etmektedir. Bu unsur masalın özgün metninde de olabilir. her iki ihtimaldede bize şunu göstermektedir. Masallar alttan alta toplumsal bozukluklara, aksaklıklara baş kaldırı niteliği taşımaktadır. Çünkü hayata negatif başlayan kahramanlar  eninde sonunda galip gelir veya iyiler kötüleri yener. Masalların bu özelliği onları eşsiz metinler haline getirmektedir. Tabi birde çocukların hayal gücünü çalıştırmaktadırlar.

Okumaya devam et “KEL GÜVERCİNCİ / Samet BEHRENGİ”

Share Button

ÇOCUK ve KİTAP 1 /Koşmalı Çocuklar Yorulana Dek Hayellerinde

Duymalı çocuk annesinin kucağında ninnileri, duymalı ki yüzlerce yılın içinden süzülüp gelen ritmi, müziği, kelimeleri hissetmeli. Okunmalı masallar kulağına çocuğun, okunmalı ki sonsuz hayal dünyasını inşa etsin.  Neden hayal dünyasını inşa etsin? Çünkü hayal dünyası yaşamın simülasyonudur(benzer şartları oluşturma, benzetim). Hayatın tekrarı yoktur ama hayal dünyasında binlerce defa yaşanmadan yaşar ve deneyim kazanır. Çocuk hayatta daha az kaza/problem/belirsizlik yaşar…

Çocuğun algılarının en açık olduğu yaşlar  bebeklik yaşıdır. O yaşta duyduğu, gördüğü şeyleri anlamlandırma çabasına girer fakat yeteri kadar anlamlandıramayabilir. Ama anlamlandırmanın ötesinde algıları ile alır hisseder ve aldıklarını bir kenara koyar, not eder çocuk. Biz çocuklarımıza küçük/bebeklik çağlarından ninnilerimizi, masallarımızı, hikayelerimizi, müziğimizi duyurmalıyız ki çocuğumuzun kalbi, kulakları, zihni evreni aşinalık kazansın, genişlesin.

Okumaya devam et “ÇOCUK ve KİTAP 1 /Koşmalı Çocuklar Yorulana Dek Hayellerinde”

Share Button
Kitapların içinden çıkan bir kahraman değildim ben, kitapların içine giren bir ayrıntıydım...

KARGAYA ŞARKI /Mehmet GÜLER

Yaşlı bir kargaydı…Gece kadar karaydı. o yüzden "Gecekarası" adını vermişlerdi ona… Kendine "Gecekarası" dendiği zaman üzülmüştü. Bu addan kurtulmak için beyazlaşmayı düşündü. Gidip ırmaklara, göllere, denizlere attı kendini. Her yıkandığı sudan daha beyaz çıkacağını umut etti. Yıkanma işi biter bitmez suyun aynasında kendini merakla, heyecanla seyretti. Aklanacağı yerde cilalanmış gibi daha bir parlaklaştı. Dolayısıyla daha bir karardı; yağlı, cilali zifiri karanlığa kesti….

                                                                                        Arka Kapak Yazısı

kargaya-sarki_avatar

 

 Kitabın arkasına kitabın içinden bir bölüm koymuşlar, iyide yapmışlar. Mehmet Güler'in akıcı dilinden damlalar. Mehmet Güler Kargaya Şarkı kitabını 2007'de yazmış. Yazar daha önce de çocuklar ve yetişkinler için kitaplar yazmış. Ben Mehmet Güler'i bu kitabıyla tanıdım. Diğer kitaplarını bilmem. Düşündüğüm ve hayalini kurduğum çocuk kitaplarına örnek olabilecek bir kitap çalışması olmuş. Yazara buradan içten teşekkür ederim.

Okumaya devam et “KARGAYA ŞARKI /Mehmet GÜLER”

Share Button

MAVİ RÜYALAR GÖREN ÇOCUK

mavi rüyalar gören çocuk

Gittim ta eski zamanlarıma, çocukluğuma gittim. Yazları köyümüze giderdim. ilk gittiğim zamanlarda elektrik yoktu sonradan geldi. Yeşilliğin aralarına gizlenmiş kerpiç evler, geniş odalar, yer minderleri ve anneannem dağ gibi bir kadın. yaşama ve zor koşullara karşı dirençli.

Akşam olmuş, çok geç bir vakit değil ama sabah çalışma var  elektrik yok. idare lambasıyla aydınlatılmaya çalışılan koskoca bir oda. Okumaya devam et “MAVİ RÜYALAR GÖREN ÇOCUK”

Share Button