ÇOCUK ve KİTAP 3 / OKUMAYA KARŞI DİRENÇLİ ÇOCUKLAR

9Birkaç yıldan beri, çalıştığım okulda öğrencilerime seri şekilde kitaplar okutuyorum. Bu süreçte bir takım gözlemlerim oluştu. Bu gözlemlerimden biri de "okumaya karşı dirençli çocuklar" Bu çocuklar etrafımızda her zaman bulunuyor. Bu dirençli çocukların  kitap okumaya karşı birkaç kilasik davranışları var. Bunlardan biri; ne tür kitap verirseniz verin şu cümleyle karşılaşırsınız "Hocam çok sıkıcı!" aslında bu cevap şu anlama geliyor. "Hocam kitap okumak çok sıkıcı" ve bunu anne babalarına ve öğertmenlerine karşı KOZ olarak bilinçli şekilde kullanıyorlar. Bu cevapla öğretmenlerinin okuma konusunda üzerlerinde oluşturacağı baskıyı azaltıyorlar. Veya savunma mekanizması olarak yüklemeyi seçilen kitaba vererek. Öğretmenin kitap seçme konusunda "yetersiz" imasını hissettiriyorlar.

Okumaya devam et “ÇOCUK ve KİTAP 3 / OKUMAYA KARŞI DİRENÇLİ ÇOCUKLAR”

Share Button

GÜMÜŞ KANAT / CAHİT UÇUK

Minicik yüreklerin, sevgiye ve umuda en çok ihtiyaç duydukları zamanda ortaya çıkar Gümüş Kanat. O, kaybolmayan ümitlerin, hayallerin, ideallerin, günden güne çoğalan sevginin sembolüdür. Küçük yaşta hayatın acı yüzüyle tanışan Kemal; bütün zorlukları sevgi, gayret ve dostluğun en çok da Gümüş Kanat'ın yardımıyla aşar. Onun ardında kara günlerden mavi hayalleri yükselir. Acıları biter güzelliklere kavuşur.

Yazarın akıcı, sade ve sevgi dolu kaleminden Gümüş Kanat'ı tanımaya ne dersiniz?..

Arka Kapak Yazısı

Çocukluk yıllarımda Cahit Uçuk'un kitaplarını görmüşsemde fark edememişim. Çocukluğumda okuyamadım/okumadığım bir kitabı Gümüş Kanat. İlk defa, öğrencilerime ne okutayım diye araştırma yaparken karşılaştığım kitaplardan biri. 

Bir ailenin maddi olarak dramatik çöküşü üzerine kurgulanmış, Kemal ise o ailede mutlu bir çocuk idi. Mutlu bir çocuktu diyorum çünkü babası elini matbaa makinasına kaptırır, çalışamaz olur Kemal'in mutluluğu değişen şartlar sonucunda biter. Annesi çalışmaya başlar. Bu mutluğu yazar ilk bölüme adını vererek gösterir "Güzel Günler" arkasından "Alın Yazısı" bölümünde değişen şartları ortaya koyar. Babanın eli ezilmiştir ve evin reisi olan adam "Celil" artık yardıma muhtaç biridir ve kendisini değersiz hisseder. Anne evin işlerinin yanında bir işe girer (Günümüzde böyle fedakar kadınlar azaldı sanırım sadece kadınlar değil evine düşkün evine sahip çıkan erkeklerde azaldı sanırım)

GÜMÜŞ KANAT

Kitaba ismini veren Gümüş Kanat'lı Kuş babasının kurtardığı ve iyi olana kadar Kemal'in baktığı kuş çöken bir çocuğun psikolojik travmasına iyi gelir, Kemal'le kuş konuşur.

Okumaya devam et “GÜMÜŞ KANAT / CAHİT UÇUK”

Share Button

ÇANAKKALE / CENNET KAPISI -YUSUF DURSUN-

Bu hafta öğrencilerimle birlikte Cennet Kapısı kitabını okudum. Yaklaşık 120 öğrencim var. Bu hafta bu kitaptan sınav yapıcam öğrencilerimi, bakalım ne kadarı, ne kadar okumuş göreceğiz.

Kitabın gözüme çarpan olumlu ve dikkat çekici yönlerine değinmek istiyorum. Önce olumlu yönlerden başlayayım. 5. 6. 7. 8. sınıf öğrencilerinin rahatlıkla okuyacağı bir kitap. Yazar dili fazla zorlamamış, anlatımı akıcı. İçerisinde olumsuz durumlar yok. Öğretmen arkadaşlar okutursa herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmazlar.

çanakkale

Genelde öğrencilerim kitabı beğendiler. Bu yönüyle çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak ve Çanakkale Savaşı'yla ilgili bilgilendirmek için okutulmaya değer bir kitap. Bir kitabı okurken öğrencilerin sıkılmaması ve kitabın içine yani olay akışına kendilerini kaptırmaları gerekiyor. Kitap bunları sağlamış.

Okumaya devam et “ÇANAKKALE / CENNET KAPISI -YUSUF DURSUN-“

Share Button

OSMAN AKKUŞAK’IN ÇOCUK EDEBİYATINDAKİ HAMLIĞI

Osman Bey'i şahsen tanımam, yazılarını ise denk geldikçe okurum. Bu okuma isteğim sanırım Yeni Şafak gazetesinin eski okuyucularından olmamdır. Gazetenin internet sitesini şöyle bir karıştırırken Osman Bey'in Gülten Dayıoğlu ile ilgili yazısıyla karşılaştım.

Osman Akkuşak'ın Gülten Dayıoğlu Yazısı

Çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Benim öğrencilerime okuttuğumda fiyasko yaşadığım Gülten Dayıoğlu'nun çocuk edebiyatı yönünü/kitaplarını yazar yere göge sığdıramıyor. Aceba Osman Bey başlığı yanlış mı atmış diye kendime sormadım diyemem.

Okumaya devam et “OSMAN AKKUŞAK’IN ÇOCUK EDEBİYATINDAKİ HAMLIĞI”

Share Button

ÜÇ KORKUSUZ ARKADAŞ / Yılmaz YEŞİLDAĞ

Uçak mühendisi Mertcan Bey, yerden dikine havalanan ve aynı biçimde inebilen bir uçak tasarlamıştır. Bu uçağın deneme uçuşlarının ilkinde uçak, bilinmeyen bir nedenle düşmüş ve pilot ölmüştür. İkinci deneme uçuşunu da Üç Kafadar''ların arkadaşı Gülcan''ın babası yapmış; O da uçakla birlikte bir ormana düşüp yaralanmıştır. İki uçağın da nedeni bilinmeyen bir şekilde düşmesi Üç Kafadar''ın ilgisini çekmiş, uçak fabrikasında çalışanlardan birinin uçakları düşürmek için sabotaj yaptığını düşünmelerine neden olmuştur.

                                             Arka Kapak Yazısı

Üç Korkusuz Arkadaş kitabını Yaz yayınları basmış. Yılmaz Yeşildağ'ı bana gelen örnek kitaplarıyla tanıtım. Daha önce yazarla ilgili herhangi bir bilgi sahibi değildim.  Kitabı iki yıl önce 100'e yakın öğrencimle birlikte okudum. Öğrencilerimin kitapla ilgili kanaatleri genelde olumluydu. İlgi çekici olmayan ya da beğenilmeyen bir kitabı çocuklar okurken zorlanır ve genelde hemen  itiraz ederler. Okumamak için direnirler. Bu kitapta böyle  bir problemle karşılaşmadım. Çocuklar gayet rahat  bir şekilde okudular.

Dil ve anlatım yönünden ise cümleler kısa kurulmuş. 7-12 yaş grubu öğrencilerin kitabın içine girebilmesi için önkoşullardan biri  bu. Yazar aşırı betimlemelerden kaçınmış, bu öğrencilerin kitaptan kopmasının önüne geçmiş. Olay akışında karşılaşabilecek hamleler önceden kestirilse bile kitabın akıcı Tükçesi ve kurgusu kitabın içine okuyucuyu çekiyor.

Kitabın konusu ilgi çekici : Mertcan Bey dikine kalkabilen ve inebilen bir uçak tasarlar. Bu projede Mertcan Bey'ile birlikte Pilot Cengiz, fabrikanın mükendisi Kurt Demirkan yer alır.

üç korkusuz arkadaş

Okumaya devam et “ÜÇ KORKUSUZ ARKADAŞ / Yılmaz YEŞİLDAĞ”

Share Button

ŞEKER PORTAKALI/JOSE MAURO VASCONCELOS

Kimseden hiçbir şey beklemiyorum, böylece hayal kırıklığına da uğramamış olurum.

                                                               Şeker Portakalı

Şeker Portakalı tüm zamanların en iyi çocuk kitaplarından biri diyebiliriz. Sadece çocukların okuyabileceği bir kitapta değil bilakis yetişkinlerin ve ebeynlerin okuyacağı bir kitaptır. Eveynlere bazen doğru gelen davranışlar ya da çocuğuna bilinçsizce yaklaşımların çocukta ne gibi dalgalanmalar, ruhi çöküntüler bırakacağını gösteren bir kitaptır.

seker

Kitap aslında yazarın başından geçen özyaşam öyküsü diyebileceğimiz bir kitap. Fakat yazar otobiyografi olmaktan çıkarmış, hatıralarını bir bütünlük ve olay akışı içerisinde vermiş bu da kitabın özyaşam öyküsü olmasının yanında roman olduğunu bizlere göstermektedir.

Zeze'nin anlaşılmaz davranışları onun katlanılması zor  bir çocuk haline getirmiş. Evde, mahallede her problemli durumun bir parçasıdır Zeze. Niçin zor bir çocuk olduğunu kitabı okudukça anlıyoruz. Aslında yaptığı davranışlarının kökeninde nedenlerinin yattığını seziyoruz

Okumaya devam et “ŞEKER PORTAKALI/JOSE MAURO VASCONCELOS”

Share Button

SERÇEKUŞ /CAHİT ZARİFOĞLU

Çocuk edebiyatı deyince muhafazakar kesimin aklına ilk gelen isimlerden biridir Cahit Zarifoğlu. Zarifoğlu'nu çocuk edebiyatında öne çıkaran şey, sanatının zirvesindeyken çocuk kitabı yazmış olmasıdır. Birçok nitelikli yazar ve birçok nitelikli! yazar olduğunu düşünen kimseler çocuk kitabı yazmayı Türkiye'de küçümsemişlerdir. Peyami Safa'yı bir kenara bırakırsak Zarifoğlu inancı gereği, şairliğinin yanında çocuğu öncelemiş ve çocuklar için kitap yazmıştır. Bu çaba yazarın bir "mesele"si olduğunu göstermektedir. Zarifoğlu'nun meselesi savunduğu, inandığı düşünce ve dünya görüşünün tekrar yeni nesiller (çocuklar) üzerinde ortaya çıkacağı beklentisidir.

serce

Okumaya devam et “SERÇEKUŞ /CAHİT ZARİFOĞLU”

Share Button

SOL AYAĞIM

Modern çağın başyapıtlarından biri /Ön Kapak

Christy Brown doğuştan beyin felci kurbanıydı. Anacak bu talihsiz küçük bebek İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücüne ve duyarlı zekasına sahipti.

Bu, Christy Brown'ın kendi öyküsüdür. Brown çocuğunda okumayı, yazmayı, resim yapmayı ve nihayet daktilo kullanmayı öğrenmek için verdiği mücadeleyi ve bütün bunları sol ayağını kullanarak nasıl yaptığını anlatıyor.

                                          Arka Kapak Yazısı

sol ayağım

Sol Ayağım kitabını ilk elime aldığımda, daha öncesinden bir bilgi sahibi değildim. Çocukluk zamanlarımda da karşılaşmadım ya da karşılaşmış okumuşsam herhangi bir iz hatırlamıyorum o dönemden. Kitabı ilk elime aldığımda sol ayağım sözcüğünden, sol ayağının problemli olduğu birinin hikayesinin anlatılacağını düşünmüştüm ve kitabın başında "ANNEME" sözcüğü bana çok bir çağrışım yapmamıştı taki kitabı bitirip başa döndüğümde o sözcüğün ne anlamlara geldiğini derin derin düşündüm.

Okumaya devam et “SOL AYAĞIM”

Share Button

KIRIK HANÇER/Ahmet Yılmaz BOYUNAĞA

Siva'nın Şimşeği Kırık Hançer

Hinduların uğruna canlar feda ettiği, onu korumak için her türlü fedakarlığı gösterdikleri kutsal silah. Sahibine büyük güç ve kudret verdiğine inanılan, karşısına çıkan ağaç, taş, demir her şeyi parçalayan olağanüstü güç.

Gazneli Mahmut'un ordusuna karşı kullanılacak olan bu tehlikeli sihan Hinduların elinden alınmalıydı. Ama nasıl? Ele geçimek isteyenleri korkunç bir sona sürükleyen Kırık Hançer'i kim yok edebilir?

Kırık Hançer'i ele geçirmek için verilen amansız mücadele sizleri macera dolu, keyifli b ir tarih yolculuğuna çıkarıyor. Bu heyecanlı romanda, tarihi olayları Ahmet Yılmaz Boyunağa'nın usta kaleminden zevkle okuyacaksınız.

                                                           Arka Kapak Yazısı

 

Birkaç yıl önce 7. sınıfların Türkçe dersine girerken öğrencilerimize okuttuğumuz bir kitaptı. Öğrenciler ikiye ayrılmıştı. Kitabı beğenenler ve beğenmeyenler diye. Tarihi romanları genelde erkek çocuklar seviyor. Kız öğrenciler kitabı olumsuz değerlendirmişlerdi. Belli yaşlarda cinsiyete bağlı ilgi farklılığından kaynaklanıyor diye düşünmüştüm. 200'e yakın öğrenciye aynı anda okuttuğumuz bir kitaptı.

kirikhancerkap

Ahmet Yılmaz Boyunağa'nın romanlarını çocukken ve öğretmenlik mesleğine başladıktan sonra birkaç defa okuma fırsatım oldu. Türkiye'de tarihi roman yazmak hem kolay hem zor sanırım.

Okumaya devam et “KIRIK HANÇER/Ahmet Yılmaz BOYUNAĞA”

Share Button

YARALI SERÇE/Hasan Nail CANAT

Ay ışığında karlı dağların seyrine doyum olmaz. Gündüzleri güneş ısısıyla çözülen, yumuşayan kar, geceleri sertleşir ve buz tutar. Sivri tepeler bir ayna gibi ışıldar. Ay ışığında seyrine doyum olmaz bu dağların, ama sıcak bir evin penceresinden seyredebilirseniz… Sığınacak bir eviniz yoksa ve dağlarda kalmaya mecbursanız, çektiğiniz sıkıntılar size bu güzellikleri fark ettirmez.
Yaralı Serçe, Yıldırım Reis ve beraberinde dağlarda bağımsızlık mücadelesi veren Kerim’in gösterdiği kahamanlıkların hikayesi…

                                                                                            Arka Kapak Yazısı

Çocukluğumda tanıdım. Yaralı Serçe'yi. Bizden biriydi. Biz kimiz sorusunu o zamanlar sordum kendime. Bu topraklarda ötekileştirilendik. Vebalıydık. Cüzzamlıydık. Dini, geleneği ve geçmişi örsleyen, geleceği pozitivizmin (akılcılığın) kucağında arayan entellüktellerin, yönetici kadroların tırpanladığı, ötekileştirdiği nesillerdik. 28 Şubatları gördük. Her gün tvlerde dine küfredildiği, aşağılandığı zamanlara şahit olduk. Hepsini yazdık karakaplı defterimize, not ettik.

yaralı serçe

En çokta Kerim'in Moskof köpeklerine karşı silah alıp dağa çıkışını sevdim. Yokluğun ve çocukluğun içerisinde var olmasını sevdim.  Yaralı Serçe'nin hocası, babası gibi sevdiği Yıldırım Reis'in kararlığını ve Allah'a karşı itimatını sevdim. Bastırılmış, susturulmuş ötekiliğimizin içinde bağıran, çağıran, bende varım diyen yanımızı temsil ettiği için kitabın yazarını sevdim.

Okumaya devam et “YARALI SERÇE/Hasan Nail CANAT”

Share Button